Animal Well, ekranda tek bir kelime metin, tek bir öğretici kutucuk veya tek bir görev oku olmadan başlar. Küçük bir kuluçkadan çıkan isimsiz bir canlı olarak adım attığınız bu nemli kuyu; dev kertenkeleler, hayalet kediler, kangurular ve ışıldayan mantarlarla dolu tekinsiz bir ekosistemdir.

Oyunun en radikal tasarım tercihi, oyuncuya hiçbir zaman bir kılıç ya da silah vermemesidir. Canavarları öldüremezsiniz; sadece onların hareket kalıplarını anlamak ve çocuksu oyuncaklarla manipüle etmek zorundasınız. Fırlattığınız bir frizbinin üzerine atlayıp uçurumlardan süzülmek, yoyo ile uzaktaki şalterleri çekmek ya da baloncuk üfleyerek havada basamaklar yaratmak oyunun ana mekaniğidir.

Görsel ve işitsel yönetmenlik, 33 megabaytlık bir dosya boyutuna sığdırılmış saf bir büyücülüktür. Özel olarak yazılmış fizik motoru sayesinde odalardaki su birikintileri dalgalanır, çimenler adım attığınızda eğilir ve attığınız bir maytap odadaki tüm dumanı aydınlatıp hayaletleri kaçırır. Yankılanan su damlacıkları ve hayvan sesleri, ortamın derinliğini adeta kulaklarınıza fısıldar.

Oyun, yüzeydeki ilk son jeneriğin ardından bitmez; aksine asıl oyun o zaman başlar. İkinci ve üçüncü katmanlarda ortaya çıkan gizli tavşanlar, flütle çalınan notalar ve optik bulmacalar; Fez ve The Witness kalibresinde küresel bir internet topluluğunun ortaklaşa çözebileceği devasa bir kriptografik bulmacaya dönüşür.

Hassas zıplama gerektiren bazı kovalama sekanslarında can sıkıcı tekrarlar yaşanabilse de Animal Well, son yıllarda video oyunu tasarımında gizem ve merak duygusunu en katıksız şekilde yaşatan eşsiz bir sanat eseridir.