GATE Cascade Araştırma Tesisi'nde geçen Abiotic Factor, oyuncuları kaslı askerler ya da uzay savaşçıları olarak değil; laboratuvar önlükleri ve gözlükleriyle hayatta kalmaya çalışan bir grup şaşkın bilim insanı olarak sahaya sürüyor. Bir portal kazası sonucu tesis kilitlendiğinde, boyutlar arası yaratıklar ve askeri temizlik timleri arasında hayatta kalmak tek hedefiniz haline geliyor.

Oyunun en özgün yanı, açık dünya ormanları yerine klostrofobik bir araştırma kompleksini üssünüz yapmanızdır. Terk edilmiş bir kafeteryayı veya bir idari ofisi seçip; sandalyelerden barikatlar örmek, bilgisayar kablolarını söküp pil üretmek, mikrodalga fırınlarla yemek pişirmek ve bilimsel deney tüplerini tuzaklara dönüştürmek eşsiz bir zanaat zevki sunuyor.

Half-Life'ın ilk oyununa yapılan mekanik ve görsel saygı duruşu her köşede hissediliyor. Düşük poligonlu retro estetik, vantilatör kanatlarından süzülen yeşil ışıklar ve tramvay hatları; oyuncuyu 1998 yılının efsanevi bilimkurgu koridorlarına ışınlıyor. Ancak burada canavarları sadece vurup geçmiyorsunuz; cesetlerini parçalayıp kimyasal deneyleriniz için hammadde yapıyorsunuz.

Arkadaşlarınızla oynarken lojistik işbölümü mükemmel çalışıyor. Biri tesisteki su borularını tamir edip temiz su sağlarken, diğeri laboratuvar arabasıyla (forklift) uzak sektörlere sefer düzenleyip akü çalıyor. Karakterlerin tuvalet ihtiyacı gibi biyolojik gereksinimleri ise gergin atmosferin ortasında kontrolsüz bir durum komedisi doğuruyor.

Tek kişilik oynanışta devasa tesisin lojistiğini tek başına sırtlamanın getirdiği yıpratıcı tempo bir yana bırakılırsa Abiotic Factor, kooperatif hayatta kalma türüne son yıllarda getirilmiş en özgün ve akıl dolu soluktur.