Until Then, 'The Ruling' adı verilen açıklanamaz bir felaketin yaralarını sarmaya çalışan çağdaş Filipinler'de açılıyor. Lise öğrencisi Mark Borja'nın günlük okul rutini; sabah uyanıp metroya binmek, akıllı telefonunda arkadaşlarıyla grup sohbetlerinde geyik yapmak ve piyano dersine yetişmekle başlarken, zamanın ve hatıraların çözülmeye başladığı tuhaf bir anomaliyle altüst oluyor.

Yapımın görsel dili, 2D piksel karakterlerin 3D ışıklandırmalı ortamlarda hareket ettiği sinematik bir görsel romandır. Tropikal yağmurlar altında parlayan asfalt, okulun nemli koridorları ve tren pencerelerinden süzülen akşam güneşi; oyuncuyu o tanıdık ama uzak lise yıllarının hüzünlü nostaljisine sürüklüyor.

Sosyal medya ve mesajlaşma mekanikleri oyunun içine olağanüstü bir doğallıkla yedirilmiş. Arkadaşlarınıza yazdığınız mesajları silip yeniden yazmak, paylaşılan fotoğraflara bakmak ve dedikoduları takip etmek; karakterler arasındaki bağları yapay dramalardan uzak, yaşayan ve nefes alan birer gerçekliğe dönüştürüyor.

Hikaye ilerledikçe insanların aniden kaybolduğu, ortak hatıraların silindiği ve deja-vu hissinin bir salgın gibi yayıldığı çok katmanlı bir gizem perdesi aralanıyor. Kayıp, yas, aile travması ve affetme üzerine kurulan senaryo, oyuncunun duygusal savunmasını adım adım kırıyor.

Tüm döngülerin tamamlanması için gereken sabır bazı oyunculara uzun gelebilse de Until Then; müzikleri, edebi zarafeti ve dürüst duygusal derinliğiyle son yılların en dokunaklı bağımsız anlatılarından biridir.