Gelecekte insanların hayatta kalabilmek için dopamin bağımlısı olduğu bir distopyada geçen Mullet MadJack, video oyunlarında hız kavramını bambaşka bir seviyeye taşıyor. Asansör kapısı açıldığı anda ekranın ortasında geriye doğru sayan kocaman bir sayaç beliriyor: 10, 9, 8... Sıfıra ulaştığınızda kalbiniz duruyor ve ölüyorsunuz.
Bu acımasız kural, oyuncuyu koridorlarda durmaksızın ileri atılmaya zorluyor. İndirdiğiniz her robotik düşman sayaca birkaç saniye ekliyor; kafadan vuruşlar, düşmanı pencereden aşağı tekmelemek ya da etraftaki vantilatörlere fırlatmak süreyi daha da uzatıyor. Kapıları tekmeyle kırıp içeri dalarak katana ve pompalı tüfekle saniyeler içinde bütün odayı temizlemek katıksız bir aksiyon transı yaratıyor.
Görsel sunum, Bubblegum Crisis, Akira ve Cyber City Oedo gibi klasik OVA animelerinden fırlamış gibi duruyor. Parlak neon pembe ve sarı tonlar, retro arayüz fontları, düşmanların parçalanma animasyonları ve arkada çalan sert synthwave ritimleri, oyuncuyu 90'lar aksiyon filminin başrolü yapıyor.
Her katı temizlediğinizde sunulan üç yükseltme kartı, koşunuzun karakterini baştan yazıyor. Hızınızı artıran pasifler, silahınızı plazmaya çeviren eklentiler ya da tekmelerinizi patlayıcı hale getiren modüller sayesinde karakteriniz gökdelenin tepesine yaklaştıkça durdurulamaz bir ölüm makinesine evriliyor.
Yüksek temposu ve parlak renk patlamaları uzun seanslarda göz yorgunluğu yaratabilse de Mullet MadJack, durup düşünmeye vakit bırakmayan saf refleks ve ritim arayan aksiyon tutkunları için yılın en dinamik sürprizidir.
