İnsanlığın varoluş mücadelesi verdiği Ingris kıtasında geçen The First Descendant, kadim ataların mirasını taşıyan 'Descendant' savaşçılarının yabancı istilacı Vulgus ordularına karşı direnişini sahneliyor. Yapım, Warframe'in karakter modlama matematiğini Destiny'nin üçüncü şahıs nişancı akıcılığıyla buluşturuyor.

Oyunun en büyük çekim merkezi, akrobatik hareket serbestliğidir. Kolunuzdaki kancayı dilediğiniz yüzeye veya devasa bir canavarın gövdesine fırlatarak hız kazanabilir, çatıların üzerinden süzülüp düşmanın tam arkasına inebilirsiniz. Elektrik hızında koşan Bunny, buz kalkanları ören Viessa ya da kaba kuvvetiyle tanklık yapan Ajax gibi onlarca karakter, farklı oyun tarzlarını besler.

Colossus adı verilen devasa boss karşılaşmaları, yapımın zirve noktasıdır. Dört oyuncunun arenaya indiği bu savaşlarda, boss'un zırhlı kısımlarını kırıp kancayla omzuna tutunarak zayıf noktalarını sökmek ve mekaniklerini boşa çıkarmak yüksek düzeyde takım uyumu gerektirir.

Unreal Engine 5'in gücü ekrandaki her patlamada ve karakter detayında ışıldıyor. Kumaş fizikleri, zırhların üzerindeki metalik yansımalar ve elektrik arkları, görsel doygunluğu sürekli yüksek tutuyor.

Yeni karakterleri ve nihai (Ultimate) silahları elde etmek için gereken damla oranlarının (drop rate) getirdiği yoğun materyal öğütme süreci sabır istese de The First Descendant, yüksek tempolu ve şık bir looter shooter arayanlar için yaz aylarının en popüler arenası olmuştur.